Ahzab Suresi Peygamberin Özel Hayatı İle mi İlgilidir?

Bilindiği üzere, Ahzab suresinde genel olarak şu ayetler mevcuttur:

“Peygamberin hanımlarının tartışmalarına karşı uyarı.”
“Peygamber hanımlarının tesettür sınırları”
“Peygamberin kimlerle evlenebileceği”
“Peygamberin evinde geç vakte kadar kalınmaması gerektiği”

Bu ayetleri gören ateistler “Muhammed Kur’an’ı kendisi yazdı” gibi bir fikre ulaşmakla birlikte, maalesef yanlış bir fikir yürütmesi üzerinde bulunmuş olmaktadır.

Meseleyi idrak etmek için önce tartışmanın mantıkî iki yönünden bahsedelim, daha sonra da söz konusu ayetlerin tefsirlerinde bulunan arka planlarına bir göz atalım.

Buradaki mantık tartışması, tamamen ön kabulünüze göre değişen bir tartışmadır. Eğer Kur’an’ı Allah’ın sözleri olarak kabul etmezseniz şu mantık dizilimini kurabilirsiniz:

a) Kur’an, Muhammed tarafından yazılmıştır.
b) Ahzab suresi ayetleri Muhammed’in hakkını korumaktadır.
Sonuç: Kur’an allah’ın kelamı değildir.

Size karşı olarak da şöyle bir zincir kurulabilir:

a) Kur’an Allah’ın kelamıdır.
b) Bu ayetler Allah tarafından, her konuya bir disiplin getirdiği gibi, peygamberin şahsi hayatını da düzene almaktadır.
Sonuç: islam dini hak olan dindir.

– Bu sebeple buradaki tartışmayı asla “bunları Allah mı bildirdi yoksa Muhammed kendisi mi yazdı” gibi bir dar alanda sonuçlandıramayacağız. Fakat “tartışılan” bu ayetlerin tefsir anlamındaki arka planından bahsetmek, size belirli fikirler verebilecektir:

1) Peygamber hanımlarının tartışmalarına karşı uyarı

Bahsedilen “de ki: eğer dünya hayatını istiyorsanız gelin sizi güzellikle boşayayım” ayeti, peygamber hanımlarının dünyaya meyledip, evlerinin içindeki sorunların Hz Muhammed’in İslam davetini engelleyecek duruma gelmeleri durumu üzerine indirilmiştir.

Böyle bir durum da pek tabii olarak ayette zikredilecek, hanımları için bir hatırlatma olacaktır. Fakat bunlar asla peygamberin eşlerini aşağılama kabilinden değildir. Nitekim aynı surede hanımları yüceltilmiş, onların “müslümanların anneleri” olduğu da ifade edilmiştir. Elbette, “müslümanların kendi anneleri” hakkında ileri geri konuşmamaları ve onlara saygı göstermeleri gerekecektir.

Ayrıca bu ayetin evrensel yönü: müslümanların kadın olsun erkek olsun, kendi eşlerinin İslam ve ilim faaliyetine mani olacak problemler çıkarmaktan sakınmaları ve onlara din işlerinde yardımcı olmalarıdır.

2) Peygamber hanımlarının tesettür sınırları

Bu surede peygamber hanımlarının seslerinde vakarlı, giyimlerinde dikkatli olmaları emredilmiştir. Bunu gören bir ateist: “muhammed hanımlarını kıskandığı için böyle ayet uydurmuş” dese de, tesettürün bütün müslüman kadınlara farz olduğu gerçeği konusunda bir ses edememektedir.

Dolayısı ile ayetin evrensel yönü: müslümanların anneleri olan kadınların bile bu hususta titiz davranmalarının gerektirdiği konuda, diğer müslüman hanımlarında vakarlı ve ciddi olmalarının önemidir.

3) Peygamberin kimlerle evlenebileceği, kimlerle evlenemeyeceği

Bu ayetler, peygamberin de şeriatın haram ve helalleri ile sınırlamalarına muhattap olduğunu gösterir. nitekim, Hz Muhammed peygamber olduğundan ötürü döneminde müslüman olan birçok kadın, peygamber ile evlilik yapmak istiyordu. dolayısıyla peygamberin kimlerle evlenip kimlerle evlenemeyeceği meselesi, dönemin müslüman kadınlarını da ilgilendiren sınırlandırmalar içeriyordu. Bu ayetler de bu konularda bilgi verme ve sınır çizme maksadını taşımaktadır.

Ayetin evrensel yönü: Hz Muhammed’in de Allah’ın kulu olup ve onun da belirli emir ve yasaklarla muhattap olmasıdır.

4) Peygamberin evinde geç vakitlere kadar kalınmaması gerektiği

Ayette, peygamberin evinde geç saatlere kadar bulunmak eleştirilmekte ve peygamberin çekincesinden ve edebinden ötürü, bu konuda müslümanları uyarmadığı ifade edilmektedir.

Ateistlere göre bu ayetler uydurulmuştur.Oysa durum oldukça farklıdır. Zira peygamber geceleri ibadet ediyor, Kur’an mutalaâları yapıyor, bazen mescidi nebevide Kur’an eğitimi alan kurralara ders veriyor ya da kısa bir süre dinleniyordu.

Dolayısı ile allah’ın, müslümanları, peygamberin bu amellerinden uzak kalmasına sebep olmamaları konusunda uyarmasında mantıksız bir durum yoktur.

Ayetin evrensel yönü: misafirliğe gidildiğinde, ev sahibinin dinlenme/çalışma veya islam faaliyeti gibi şahsi işlerini yürütme ihtimali dikkate alınarak geç saatlere kadar bulunulmaması bütün müslümanlara öğretilen bir edep kuralıdır.

_______

Ateistlerin, Kur’an’da zahiren peygamberin şahsi hayatını düzene alan ayetler üzerinden kuran’ın hak olmadığını ispatlamaya çalışmaları hatalı bir metoddur. bunun sebebi ise, Kur’an’da hz muhammed’i eleştiren ayetlerin de bulunmasıdır.

Bunlardan biri, Hz muhammed’in tebliğ esnasında sıralamada insanî olarak yanılması üzerine inmiştir:

“Surat astı ve döndü;
kör geldi diye.
ne bilirsin belki o arınacak?
yahut öğüt dinleyecek de öğüt, kendisine yarayacak.
kendisini zengin görüp tenezzül etmeyene gelince;
sen ona yöneliyorsun.
onun arınmamasından sana ne?
fakat koşarak sana gelen,
saygılı olarak gelmişken,
sen onunla ilgilenmiyorsun.” (Abese 1-6)

Peygamberin hatalı fidye alması üzerine:

Yeryüzünde ağır basıp küfrün belini iyice kırıncaya kadar hiçbir peygambere esirler sahibi olmak yakışmaz. siz, geçici dünya malını istiyorsunuz, allah ise (sizin için) ahireti istiyor. allah daima üstün, hüküm ve hikmet sahibidir.
eğer Allah’tan, ( bir yazı geçmemiş olsaydı, aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu” . (Enfal 67-68)

Cihada yalandan mazeret uydurarak katılmayan kişiler hakkında:

“Allah seni affetsin! doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalan söyleyenleri bilmezden önce niçin onlara izin verdin?” (Tevbe 43)

Peygamberin münafıklara af dilemeyle ilgili meselesine dair:

“Onlar için ister af dile, ister dileme, onlar için yetmiş defa af dilesen, yine allah onları affetmez!”tevbe 80

Bunun gibi peygambere yönelik tehdit veya uyarı içeren ayetler de mevcuttur. Bir ateist, peygamberin şahsi hayatını düzene alan ayetleri görünce “bunu Muhammed uydurdu” diyor da, neden peygamber kıyamete kadar bütün müminlerin gözü önünde aleni şekilde eleştirilince, “Muhammed kendi lehine bir kitap yazıp neden kendisini eleştirtsin, demek ki bu allah’ın kelamıdır” demiyor?

Sebep: önkabul. Ateistin önkabulu kitabın doğru olmadığı ile ilgili olduğu için, belirli ayetlerin üzerine bina ettiği görüş objektif olmayabiliyor. aynı durum elbette müslümanlar için de geçerli; işte bu durumda objektifliğin hangi tarafın lehine olduğunu ortaya çıkarmak için böyle izahlar yapmak gerekmektedir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Cevap

  1. biryildizs dedi ki:

    Bakara suresinin ikinci ayetindeki takva kelimesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir