“Kötülük Problemi” Safsatası

Evrenin bir akıl olmadan var olması konusunda herhangi bir bilimsel-mantıksal görüş ortaya koyamayan ateizm felsefesinin sığındığı ucuz argümanlardan biridir.

Öyle ki birçoğu bunun tanrının yokluğunun ispatı olduğunu düşünür.

Onlara göre:

1) Eğer bir tanrı kötülüğe izin veriyorsa kötüdür, kötü bir tanrı olamaz. dolayısıyla yoktur.

2) Kötülüğü engelleme gücü yoksa yoktur.

Oysa bir argümanın doğrulanması için o argümanın öncüllerinin doğru olması gerekir.

Örnek olarak bir tanrı varsa, o kötü olsa da vardır. Yani kötü ve zalim bir tanrı, kötü ve zalim olduğu için yok olmaz. özet olarak varsa vardır. birinci gedikte ateizm lehine çıkış yoktur.

İkinci problem ise “kötülüğe izin veren herkes mutlak kötüdür” öncülüdür ki, bu görüş de hatalıdır,

Ergen bir çocuğumuz var ve ona sürekli kavganın kötü bir şey olduğunu, asla arkadaşlarıyla kavga etmemesi, sonunun kendisi için de kötü olduğu gerektiğini söylüyoruz ve buna rağmen o sürekli olarak kavga ediyor.

Bir türlü laf anlamadığı için, bir seferinde “kavgaya gidiyorum” dediğinde artık ona mudahale etmiyoruz.

Ardından eve sağlam bir dayak yemiş halde geliyor. Uzun süre de o kavganın bedensel acısını çekiyor. ve bu dayak sonrasında kavgayı tamamen bırakıyor.

Teorik olarak çocuğu o an eve kilitlemediğimiz ve başka bir kavgaya aracı olduğumuz için kötüyüz.

Fakat kötülüğün(kavganın) sonuna kadar çocuğumuzda bitmesini sağladığımız için bir yandan da ‘akıllı ve iyi bir ebeveyn’ olabiliyoruz.

Buraya kadar “kötülüğe izin veren kişi mutlaka kötüdür” iddiası çökmüş oldu.

Şimdi işin dini boyutuna gelelim:

Dünyanın kötülerle de var olmasının kökeninde olan şey, ‘yaratıcının kötülüğü sevmesi’ değil, ‘yaratıcının bize bir irade vermesi, iyiliği seçim hakkı vermesi’ durumudur.

“Kötülük imkanı varken, iyiliği ve merhameti seçmek” en büyük erdemdir. Bu sebeple sonsuz huzura kavuşacakları cennete giren insanlar meleklerden yüksek mevkide olacaklar, melekler sadece hizmetçi olacaklardır. Çünkü meleklerin kötülük potansiyeli olacak bir nefisleri yoktur.

Bu sebeple yaratıcı, kullarının “iyiliği ve merhameti kendi iradeleriyle seçme” erdemine ulaşmaları için, “başkalarının kötülüğü seçmesi sebebi ile canlarının da yanma ihtimali olduğu” bir dünyaya göndermesi teorik olarak “mutlak kötü” sayılamaz. Çünkü zaten “o başkaları da sınavın içinde” ve “can yakma ve zulmü, yalanı, hak yemeyi” yasaklayan kendisi. insanlar ona hakkıyla uymadığı için dünya üzerinde fesat ve acıyı yayıyorlar. Nitekim işin sonunda “zulüm edenleri cezalandıracak” da kendisi.

Bu sebeple ileri sürülen iddia, hareket ettiği öncülden ötürü hatalıdır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir