Kötülük ve Özgür İrade Üzerine Bir Mülahaza

1) Ateistlerin “Kötülük – özgür irade – müsaade – sonuç” kavramlarını anlaması gerekiyor.

Özgür irade, birisinin “iyi ve kötüyü seçme hürriyetine” sahip olmasıdır. “İyilik ve kötülük kavramı”nın da bir sınırı olmadığı gerçeğine bakarsak, bu da demek oluyor ki “sonsuz iyiliği ve sonsuz kötülüğü seçme hürriyetinin sınırı yok.”

Zaten eğer “iyiliği şu kadar seçebilirsin, kötülüğü de şu şu derece seçebilirsin” gibi bir sınırlama söz konusu olsaydı, burada “özgür irade” kavramından bahsetmek imkansız hale gelirdi. Zira özgür irade kavramı, kişinin mutlak seçim hakkı olması anlamına gelir.

Şimdi dünyaya bakalım. tanrıya izafe edilecek kötülükleri ve insana izafe edilecek kötülükleri düşünelim. Yeryüzündeki bütün cehalet, bencillik, aç gözlülük, savaş, kan, para hırsı, toprak hırsı, emperyalizm, kapitalizm, dikta.. Bu kavramların sonu yok. Bunların tümü de insana aittir.

2017 yılında Afrika’da hala bazı bölgeler susuzluk çekiyor ve NASA da milyar dolarları aşarak Mars’ta aradığı su ile övünüyorsa, özgür irade kavramının tecellisini bizzat insan elinden görebilirsiniz.

Eğer ortada bir sınama ve ardından da cezalandırma sistemi varsa, kişilerin özgür iradesinde açıklık bırakılması gerekir. Aksi takdirde adaletsizlik meydana gelirdi.

2) “Tanrıya izafe edilen kötülükler” ne olabilir?

En fazla yıldırım, deprem, hava sıcaklığı soğukluğu, kasırga, hastalık vb. Bu kavramlar da dünya doğasının bir parçası ve olmazsa olmazlar. Zira hepsi doğal bir süreçle oluşuyor. Belirli sürede bir deprem olmazsa jeolojik denge olmaz. Hastalık ve beden yaşlanması kavramlarını kaldırırsak ölümsüzlük elde ederiz ki o kavramın yeri burası değildir.

Bu saydıklarım, söz konusu başlıkta da dahil ifade edilen kötülüklerin yüzde biri bile değildir.

O halde şunu söyleyebiliriz:

“İnsan kötüleştikçe aynadan kaçtı. Aynadan kaçtıkça kötülüğünü yaratıcısına izafe etti. ”

Sonuç nedir?

Hür irade için gereken şartlar taalluk ettiğinde, hesap sistemi için de gereken şartlar taalluk etmiş olacaktır. Yaratıcı, kötülüklerin hesabını bu dünyada sormamızı istiyor. İnsanlar bunu yapmadıkları zaman hem kendilerinin hesabı, hem de kötülerin hesabı yaratıcının hassas mizanına kalıyor.

Allah’ın resulü (sav) manen diyor ki:

“O gün her hak sahibi hakkını alacak. hatta boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan…”

Hayvanlar dahi kendi irade gücü içinde hesaplarını verecekler. Dünya üzerinde telafi edilememiş zerre miktarı her şey, yaratıcı tarafından işleyen hassas adalet sistemi ile iade edilecektir.

Bu çerçeveden bakıldığında karşımıza merhametsiz tanrı modeli çıkmıyor. Aksine, özgür irade kavramına büyük önem veren, yaptığı sınavda oluşacak adaletsizlik sebebiyle işleyişe müdahale etmeyen fakat sonunda büyük eksiklikleri telafi eden bir yaratıcı tasavvuru ile karşılaşıyoruz.

3) Burada birkaç ekleme ile bitirelim:

Özgür irade, kişinin iyi ve kötüyü dengeli bir şekilde seçebilme gücü yaratıcının varlığının en büyük göstergelerinden biridir. Milyar milyar milyar milyar milyar tesadüfün biriyle evrenin var olduğunu sayıya dökmeye çalışan ama dökemeyen, bu evrenin var olmasının ardından oluşan dengeye ise bir tesadüf sayısı bile veremeyen bireyleri bir kenara bıraktık.

Ama işin diğer bir ilginç kısmı, aynı bireylerin insan beyninin oluşumunu “salt kör tesadüfle işleyen bir süreç” olarak aksetmeye çalışmaları, bu zihinde iyi ve kötüyü seçme dengesi ve muhakemesinin varlığını sorgulamayıp hasır altı ederek kötülük problemlerine sığınması büyük bir sorundur.

Bu sebeple, dünya üzerindeki kötülüklerle yaratıcının varlığını çürütmeye çalışacağına; 1.5 kg ağırlığındaki bir organın bu kadar iyi ve bu kadar kötü olabilmesinin arkasındaki sebepleri düşünmelisin.

İnsanın başlı başına kendi fizyolojisi, bir sınavda olduğunun en önemli göstergesidir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

2 Cevaplar

  1. Rüstem Mehdi dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık. Soruyu şüphe sahiplerine şu şekilde de döndürmemiz mümkün: Allah özgür irade vererek cezasız bırakmayacağı halde kötülüğe izin vermişse, aynı şey dünya sistemleri için de geçerli olmamalı mı? Hangi devlet, hangi sistem hırsızlık yapmaması için vatandaşları kafeste tutar? Onları serbest bırakmakla, onların cinayet işlemesine sebep olmuş olmuyor mu aynı mantıkla? O zaman devletler herkesi kafeste mi tutmalıdır?

    • Sinan Demir dedi ki:

      Allah insana özgür irade verdi ve insanın kötülüğü ya da iyiliği seçmesine karışmadı (ama iyiliği emretti) zaten karışsaydı buna özgür irade diyemezdik. Yani Allah kötülüğe izin vermedi aksine iyiliği insanlara emrettti ancak insan özgür iradesiyle kötülüğü seçti burada suçlu insandır. Özgür irade var olmasaydı kötülük de hiç bir zaman olmayacaktı. İnsanın özgür iradesi ile iyiyi ya da kötüyü seçmesine ise bu dünyanın sınavı diyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir