Kuran, Uzaya Çıkılabileceğini Bilmiyor Muydu?

Öncelikle hemen bilgi vereyim ki, kuran’da geçen 7 gökten kasıt bazı bilgisiz müslümanların dillendirdiği gibi “atmosfer ozonosfer..” değil, aksine bütün uzaydır.

Zira ayetlerde, göklerin yedi kat olduğu, sonunda da Allah’ın kürsüsü olduğu ifade edilir.

Bu da Kuran tasavvurundaki uzayın ne kadar büyük olduğunu kendiliğinden ortaya çıkarır.

Kuran elbette çok daha fazla bilgi içeriyor:

“Melekler, ruh, büyük melekler, sizin hesaplarınıza göre elli bin yıl tutan bir günde o’nun huzuruna yükselerek çıkar.” mearic 4.

Ayet, zaman izafiliğini vurgulamakla birlikte; Meleklerin Allah’ın katına ne kadar sürede yükselebildiğinden bahsediyor. Yani o zamanki insanlara, devasa bir uzay büyüklüğü sunuyor.

Üstelik, ışık hızı madde alemi için ulaşılan maksimum hız iken, melekler için bundan çok daha fazlası mümkün olabilir. zira yapıları evreni oluşturan maddelerin fizik kuralları ile bir değildir. Yani burada “ışık hızıyla 50 bin yıl çok geniş bir yer değil” gibi bir itiraz geçersiz olur. Dolayısıyla, bahsedilen “büyüklük ve sayı”, ışık hızına göre değerlendirilemez.

– Burada Kur’an hakkında gelecek bir itirazdan söz edelim. bazı ateistler ” Ey cin ve insan toplulukları! göklerin ve yerin sınırlarını aşıp öteye geçebilirseniz haydi geçin! ama (tarafımızdan verilmiş) bir güç ve yetki olmadıkça geçemezsiniz.” (rahman 33) ayetiyle, “Kur’an uzaya çıkabileceğimizi bilmiyordu” gibi bir itiraz ortaya koyuyorlar. oysa buradaki kasıt “gökler”dir, yani 7 kat uzaydır. İnsanın ise bunu geçmesi için ışık hızına ulaştığı bile varsaydığında “kast edilen gökleri” geçmeye ömrü yetmiyor.

Zira sadece gözlemlenebilir evren 92 milyar ışık yılı uzaklıkta.

Üstelik bu ayetteki kastın dünya göğü olması durumunda, cinler zikredilmez idi. Çünkü cinler dünya göğünü aşabilirler.

Dolayısıyla Kur’an’da, iddia edildiği şekilde bir bilgi eksikliği yoktur.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir