Ya İnsan Beyni Yanlış Evrildiyse!

Human brain specimen being studied in neuroscience professor Ron Kalil's Medical School research lab. © UW-Madison News & Public Affairs 608/262-0067 Photo by: Jeff Miller Date: 5/00 File#: color slide

Alvin Plantinga tarafından ortaya atılan “evolutionary argument against naturalism” başlıklı argüman, ateizm temelli dünya görüşünün kendi içinde çelişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Argümanı şu şekilde özetleyebiliriz:

Eğer insan beyni tanrı tarafından var edilmeyip, tesadüfi bir şekilde evrimleşerek var olduysa insan beyninin tam olarak doğru olarak evrildiğinden asla emin olamayız. Kör bir tesadüf ile ilerleyen bu süreçte mantık algımızın eksik olma ihtimali çok yüksektir. Dolayısıyla böyle bir beyinden çıkan ateizm fikrinin de mutlak doğru olduğunu savunamayız.

Plantinga, bu argümanına, “hem tanrının var olmadığını savunup hem de evrim teorisini hayatın tek açıklaması olarak gören kesim”in kavramlarını kullanarak açıklamaya devam ediyor:

Evrim teorisine göre, canlıların nihai olarak iki hedefi vardır. Bir, hayatta kalmak; ikincisi ise üremektir. Hayatta kalma ve üremeyi sağlayan canlıların dünyadaki hayatlarına devam etmesi beklenir. Dolayısıyla evrim, zekadan çok hayatta kalmaya bakar.”

Ne kast ettiğini şöyle açıklayalım: yeryüzünde 20 milyon kadar canlı olmasına rağmen, aralarından zeki olan tek varlık insandır. Buna rağmen diğer canlılar zekaya sahip olmamalarına karşın hayatta kalabilmekte, hatta bazıları insan ömründen daha fazla hayatta kalabilmektedir. Kaplumbağa cinsinden dev aldabra’nın 180 yaşından üzeri olduğu bilinmektedir.

Yani, evrimin temel ilkesi olan “hayatta kalmak ve üremek” kavramı için zeka olmazsa olmaz değildir, olsa olsa ek bir avantajdır. Evrimin zekaya bu kadar az önem veren bir sisteme sahip olduğuna bakarsak; bir tanrı olmadan kendi kendine evrilen insan beyninin de çok sağlam olduğunu beklemek tutarsız olacaktır.

İlgili resim

– Bir örnek verelim:

Şehir hayatından uzakta, bir ormanda yaşayan iki tane insan düşünün. Biri doğru bir şekilde, “susayınca, vücudun iyiliği için su içmek gerekliliği“ne inansın. Diğeri de “susamanın uzaylıların bize saldırması anlamına geldiğini, su içince ise bu tehlikeden uzaklaştığımızı” düşünsün. İkisi de susayınca su içecektir ve ikisi de doğal hayatını devam ettirecektir. İşte bu örnek, evrimin öncelikle “hayatta kalmak” kriterine baktığını; arkasında olan inanç ve fikirlerle ilgilenmediğini gösteriyor.

Zekanın, hayatta kalmak adına bir artı olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Fakat kişinin kendi hayatını devam ettiremeyecek kadar zihinsel bir problemi olmasının dışında; ortalama zekaya sahip birçok insan kendisinden daha zeki olanlardan daha fazla hayatta kalabilir, daha fazla sosyalleşebilir ve üreme potansiyelini daha da arttırabilir. Kısacası zeka, evrim için bir lükstür.

Bu gerçek üzerinden argümana geri dönersek; kolaylıkla görebiliriz ki bir ateistin, hayat hakkındaki fikirlerine güvenmesi, kendisinin çelişkide olduğunu gösterir.  Zira eğer tanrı yoksa; beynimizin doğru evrilip evrilmediğinden, mantık noktalarımızda bile kusurların bulunmadığından emin olamayız. Zira aynı kusurları yine aynı eksik beyinle ne kadar görebiliriz, bu çelişkinin kendisidir!

– Plantinga’nın bu argümanına “eğer öyleyse bu argümana da güvenemeyiz çünkü bu argüman da insan beyninden çıkmıştır” gibi itirazlar gelmiştir. Oysa bu itirazın felsefi bir değeri yoktur.  Şöyle ki, eğer kişi bu argümana bakarak argümanın kendisinden dahi şüphe ediyorsa, ateizmden de şüphe etmesi gerekmektedir. Yok eğer bu argümandan şüphe etmiyorsa, ateizmin kendisine duyduğu şüphe halen kalmalıdır; çünkü tezde iddia edilen “insan beyninin tamamen kusurlu olduğu” değil, ortaya attığı fikirlere mutlak güvenilmeyeceği iddiasıdır.

Dolayısıyla bir ateist, “maddeden başka hiçbir şey yoktur” gibi kesin fikirlere sahip olan naturalizm ve “tanrı kesin yoktur” gibi mutlak fikirlerinden arınmak durumundadır.

Bununla birlikte bu tezi ortaya atan Plantinga, insan beyninin eksik olduğuna inanmamaktadır ki bu ona karşı bir argüman haline gelsin.

Sonuç olarak bu argüman, açık bir şekilde ateizmin kendi kendisini çürüttüğünü göstermektedir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir